arama

Kürt Medreselerinin Öne Çıkan Özellikleri

Kürt Medreseleri'nin bir diğer adı da Şark Medreseleri ya da Batılı halkın kullandığı biçimde Doğu Medreseleri'dir.  Kürt Medreselerinin Öne Çıkan Özellikleri başlıklı yazımızda, Kürtlerdeki medrese oluşumu hakkında bilgiler verip, Kürt medreselerinde öğretilen eğitim metodu hakkında konuşacağız. Kürt Medreselerinin Eğitim Dilinin Kürtçe olmasından ötürü bu medreselerin Kürt Diline katkısa da azımsanmayacak ölçüde çoktur.
Kürt Medreselerinin Tarihteki Önemi
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Kundir

Kürt Medreseleri’nin bir diğer adı da Şark Medreseleri ya da Batılı halkın kullandığı biçimde Doğu Medreseleri’dir.  Kürt Medreselerinin Öne Çıkan Özellikleri başlıklı yazımızda, Kürtlerdeki medrese oluşumu hakkında bilgiler verip, Kürt medreselerinde öğretilen eğitim metodu hakkında konuşacağız. Kürt Medreselerinin Eğitim Dilinin Kürtçe olmasından ötürü bu medreselerin Kürt Diline katkısa da azımsanmayacak ölçüde çoktur.

Ali Ulvi Kurucu’nun ve Kutuz Hoca’nın hatıralarını okumadan, Cumhuriyet döneminde Türkiye’de dini hayatın nasıl sürdürüldüğü ya da nasıl yürüdüğünü öğrenmek imkansızdır. Ben de konuyla alakalı olarak Halil Gönenç, Sadreddin Öztoprak ve Mele Sabri’nin yazdıklarını okuyup, bilgi sahibi olmaya çalıştım ve edindiğim bilgiler ışığında Kürt Medreseleri’nin ne olduğunu, nasıl örgütlendiğini, kimleri yetiştirdiğini ve programlarının nasıl olduğunu anlamaya çalışacağım.

Halil Gönenç, Mardin’de öğrenim hayatına başlayarak Suriye’de devam etmişti. Daha sonra tanınan hocaların yanında eğitim almış ve çok yükselerek bilinen bir şahsiyet haline gelmişti. Halil Gönenç başta olmak üzere diğer alimler, Kürt Medreseleri hakkında fazlaca bilgi edinmemizi sağlıyor. Öncelikle eski zamanlarda Doğu’da birçok medrese olduğunu belirtelim. Fakat Kürt Medreseleri, bol kubbeli ve geniş yapılar değildir. Bir hocanın ders yapmasını sağlayacak küçük bir mekan ve öğrencileri, medreseler için yeterliydi. Kürt insanı, bu medreselerin yapımında da oldukça katkı sağlıyordu. Her an ve her yerde kurulabilir, istenildiğinde yeterli desteği alıyordu. Dönemin baskılı ortamını düşündüğümüzde Kürt Medreseleri, mecburen köylerde işlevini sürdürüyordu.

Hatta kitaplarını incelediğim bu alimler, baskılara dayanamayarak Suriye tarafında eğitimlerine devam etmek zorunda kalmışlardı.

Kürt Medreselerinin Eğitim Dili

Büyüklerimizin “İnsanda yok ise edep neylesin medrese mektep okusa alim olsa yine merkep yine merkep” sözüyle anlatmak istedikleri gibi ilmin başı edepten geçmektedir. Kendini bilmeyen bir kişi ne kadar eğitim ve öğretim görse bile onun bozuk olan edep anlayışı ilminin itibarını da zedeler. Bu nedenledir ki diğer Medreselere oranla Kürt Medreselerinde edep ve ahlak derslerine daha çok ağırlık verilmektedir.

Doğu’da klasik medreseler olsa da Kürt Medreseleri diyerek bahsettiğimiz olgu, Cumhuriyet döneminde yaşanan büyük baskıyla beraber küçülmeye ve yok olmaya başlamıştır.

Kürt Medreseleri, genellikle bir caminin bir kısmı ya da caminin bölünmesiyle oluşuyordu. İmkan kıtlığı sebebiyle bu mekanlar çok amaçlı kullanılıyordu. Kürt Medreseleri, diğer medreseleren farklı olarak bu özelliği ile öne çıkıyor. Medreselerde hem ders veriliyor, hem yemek yeniliyor hem de yatma yeri olarak kullanılıyordu. İmkanların kısıtlığından dolayı Kürt Medreseleri’nde aynı kitap birçok kişi tarafından kullanılmaktaydı.

Kürt Medreseleri’nde kontenjan durumu barınma şartlarına göre değişiyordu. Beylerin ya da ağaların kurduğu medreselerde genellikle kontenjan sıkıntısı çekilmezdi.

Kürt Medreselerinin Tarihteki Önemi

Kürt Medreselerinin Dili

Kürt Medreselerinde Eğitim Modeli

Kürt Medreseleri’nde eğitim görerek toplumda etki gösterebilen çok meşhur isimler olmuştur. Bu isimlerin başında Bediüzzaman Said Nursi gelmektedir. Yine Sadrettin Yüksel de Kürt Medreseleri’nden çıkan önemli isimlerden birisidir. Sadrettin Yüksel, aynı zamanda Sadrettin Öztoprak’ın medrese arkadaşıdır. Yani her iki isim de Kürt Medreseleri’nden yetişmiştir. Ahmed el-Haznevi de Kürt Medreseleri’nde yetişen isimlerdendir. Özellikle Suriye ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yaşanan gerilim sonrası birçok isim Türkiye’ye taşınmış ve ismini sürdürmüştür. Yine bahsettiğimiz Halil Gönenç de Kürt Medreseleri’nden yetişmiştir. Geçtiğimiz yıllarda vefat eden Muhammed Emin Er de bu medreselerde yetişen önemli isimlerdendir.

Eğer bu konuyu daha detaylı araştırmak ve bilgi sahibi olmak isterseniz, bu noktada işlerin biraz karıştığını söyleyebiliriz. Konu hakkında birçok yazı yazılsa da hepsi neredeyse birbininin aynısıdır. Fakat Halil Çiçek’in yazdığı Şark Medreselerinin Serencamı ve Mehmet Çağlayın’ın yazdığı Şark Uleması adlı kitaplar, yeteri kadar kaynak yaratmakta ve bilgi vermektedir.

Kürt Medreseleri İle İligli Kaynaklar

Bu iki kitap dışında çok araştırmama rağmen maalesef Kürt Medreseleri İle İligli Kaynaklar pek mevcut değildir. Aynı zamanda yazının başında bahsettiğim kişilerin anıları da birer belge niteliği taşımaktadır.

Günümüz dünyasında elimizde bir belge veya görsel olmayınca maalesef bir olgu gerçek sayılmıyor. Ancak son yıllarda Kürt, Kürtlük ve Kürt Tarihi kavramları derinlemesine araştırılmaya başlanmış olsa da maalesef böylesine koca bir ilim dünyasında yapılan araştırmalar sınırlı ve edinilen bilgiler kabaca yukarıda bahsettiğim gibidir.

Kürt Medreselerinin Öne Çıkan Özellikleri başlıklı yazımızın sonuna gelirken bir sonraki Cizre’de Yetişmiş Kürt Alimler başlıklı makalemizi de okuyabilirsiniz.