arama

Kürt Diline Örnek; Bir Adam ve Bir Dil

Ey Kürtler, işte budur bir adamla bir dilin ve bir adamın arzusunun beraberinde getirdikleri! Bu adamın emek ve başarısında büyük bir öğüt ve ders vardır. Bütün sömürge ve dilsiz milletlerin ya da yazılı dili olmayan milletlerin bu olaydan büyük bir ibret almaları gerekir. Biz bütün Kürtlerin bir dili, değerli bir dili var, bu dilde konuşuyoruz ve çoğumuzun da bildiği başka bir dil yok. Öyleyse yapmamız gereken tek şey...
Kürt Dili ve Tarihi
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Kundir

Tarih boyunca çeşitli kürt yazarları Kürt Dili ve Edebiyatı alanında çalışmalar yapmışlardır. Kürt Diline Örnek; Bir Adam ve Bir Dil adlı makalemiz Kürt yazarların yaptıkları çalışmalara örnek olacak ve her kürdün kendi evinde dillerini yaşamalarını sağlayacak bir makale olacaktır. Bu makalemiz Kürt Edebiyatı baz alınarak İbranice dilini yaşatan 1 kişinin basit bir örneği olacaktır. Eğer bu meseleyle ilgilenebilecek istekli ve güçlü bir adam bulunabilirse, bu adam dağılmış bir dili toparlayabilir, hatta ölü bir dili bile diriltebilir. Bu diriltmeyle onu, insanların günlük yaşantılarında tanıştıkları, kendilerini ifade ettikleri, yaşayan dillerin arasında katmış olur.

Ölü diller, yaşayan diller dedik. Bakınız, dil de insanlar, diğer varlıklar gibi doğar, yaşar ve ölür. Bazı ölü diller arkalarında hiçbir şey bırakmadan zürriyetsiz ve varissiz olara yitip gitmiştir; ne bir mezar taşı ne bir kitabe… Bazı diller de arkalarında bugün bile okunan büyük kitaplar, büyük eserler bırakmıştır. Fakat o diller de aslen ölüdür; çünkü artık kimse tarafından konuşulmuyordur, yani konuşma dili olmaktan çıkmıştır.

Avrupa’da Latince, Yakındoğu’da İbranice ölüdür. Latince bugün de ölü bir dildir. Fakat İbranice artık dirilmiş, yaşayan, canlı bir dildir. Çünkü Yahudiler arasında çıkan kararlı bir adam İbranice’yi diriltti. Kürt Diline Örnek; Bir Adam ve Bir Dil İbranice, arkaik dillerden sami dillerinden olup Arapça’ya yakın bir dildir. Tevrat’ı oluşturan dört büyük kitap bu dilde söylenmiş ve yazılmıştır. Sadece âlimler tarafından bilinen bir dildi İbranice. Tevrat da bu dilde ancak kiliselerde okunabiliyordu. Yahudiler başka dillerde, yerleşik oldukları ülkelerin halklarının dillerini kullanıyordu. Yani Yahudilerin milli, özerk bir dili yoktu.

1877 Rus-Türk Savaşı’nda Balkan halkları, savaştan yenik ayrılan Türklerin egemenliğinden kurtulmuştu. Balkan Devletleri’nin kurtuluşu özellikle Rus Çarı’nın desteğiyle gerçekleştirken, Rus gazeteleri de bu yeni Balkan Devletleri’nden sıkça bahsederek, Rus milletinin, bu meseleyi sahiplendiğini gösteriyordu.

Rusya’da Elyêzer bin Yehûda adında bir genç vardı. Herkes gibi, genç Yehûda da bu savaşla ilgileniyor; Sırbistan, Bulgaristan gibi ezilen milletlerin kendilerini ezen zorba devletlerin bağlarından kurtulduklarını ve bağımsızlıklarına ulaştıklarını gözlemliyordu. Bu gelişmelerle Yehûda aydınlanıyor, ulusal benliğinin farkına varıyor ve kendi milletinin(Yahudilerin) durumunu düşünmeye başlıyordu. Yehûda, kendi milletinin durumunun, diğer bütün milletlerden daha kötü olduğunu düşünüyordu. Yahudiler, sadece vatansız ve yönetimsiz değildi, onların aynı zamanda bir dili de yoktu ve başka halkların dillerini konuşuyorlardı. Genç Yahudi kararını vedi ve yüreğinin derinliğinden şöyle söyledi: “Yahudilerin kendi atalarının vatanına dönmeleri gerekir, İsrailoğullarının vatanına” ve yine “Yahudilerin diğer halklar gibi bir dili olmalı ve onlar yalnızca o dille konuşmalıdır. Kürt Diline Örnek; Bir Adam ve Bir Dil Bu dil de ataların dili olan İbranice’dir.”

Yehûda dilini öğrendi ve 1878 yılında Paris’i, o misafirpercer kenti, ziyaret etmeye karar verdi. Eyyezer bin Yehuda, Paris’te, oradaki yerleşik yahudilerle ilişki kurdu. Elyêzer, bir taraftan anadilini geliştirirken diğer yandan da ulusal düşüncelerini yayıyordu. Fakat soydaşları ona karşı çıkıyor ve bu adamın deli olduğunu bile söylüyorlardı. Ancak Yehûda onlara kulak asmayıp bu ideali için büyük ve güçlü bir arzuyla tek başına uğraş veriyordu. Yehûda, dilsiz milletinden dil sahibi bir millet yaratmayı kafaya koymuştu.

Yehûda tek başına, anadilini, İbranice’yi öğrenmişti. Artık, İbranice’yi kendi ulusal topluluğu arasında yayma zamanı gelmişti. Çalışmalarının tohumlarını ekebilmesi için ona bir tarla/eş gerekiyordu. 1881 Yılında Elyezer hocasının kızıyla evlenerek Filist’in yolunu tuttu. Amacını gerçekleştirmek için eline bir kadın, bir hanımın doğurganlığını geçirmişti. Ardından çocuklar gelecekti. Yehûda vapurda yol boyunca, Filistin’e varana kadar, eşine neler yapmaları gerektiği konusunda uzun boylu ders verdi ve eşi bu ders sayesinde bazı İbranice sözleri öğrendi. Atalarının toğrağına ayak bastıkları anda Yehûda karısına, bundan böyle sadece İbranice konuşacaklarını belirtti. Görüldüğü gibi İbraniceyi büyük bir yok oluştan kurtaran 1 kişi için, bizler Kürt Dili ve Edebiyatı hakkında azimle çalışıp Kürt dilini korumalıyız.

Kadının İbranice’si çok azdı. Kadın ne yapıp ettiyse de kocasını kararından vazgeçiremedi. Yehûda’nın çocuklarının gençlik çağına kadar İbranice dışında başka bir dil bilmediklerini ve halk arasında da dilsiz olarak tanındıklarını söylemeye gerek yok. İşte bu dilsizlik sayesinde Yahudi milleti bir dil, bağımsız bir dil, sahibi olabildi. Yehuda ve aile halkı yoksulluk içinde yaşadı. Ama ne gam! Büyük fikirler için büyük fedakarlıklar gerekir. Çünkü insanlar bir anda büyük fikirlerin farkına varamaz. Yehûda kuru ekmekle karnını doyuruyordu; fakat kendi aile fertlerinin İbranice konuştuğunu gördüğü zaman, inanın, kendini dünyanın en mutlu adamı varsayıyordu.

Ardından Yehuda İbranice bir gazete yayımlayıp kendine okur da bulmaya başladı. Bunun dışında Yahudi okullarında da İbranice okutulmaya başlandı. Başka koldan, Yehuda kendi milletinin sözlüğünü de yapıyor ve eski, ölü dilde var olmayan sözcükleri de kendisi yaratıyordu. Böylece İbranice Yahudiler arasında yayılmaya başladı. 1922 yılında, yani Elyezer bin Yehuda öldüğü sene, İbranice 30-40 yıl öncesine göre ölü bir dil olmaktan çıkıp bir milletin dili haline gelmişti. Bu dil, Filistin’de şu anda Arapça ve İngilizce’yle aynı mertebede, devlettin ve hükümetin de kullandığı resmi bir dildir. İşte biz Kürtler de bir an önce çalışmalara başlayıp Kürt Dili ve Edebiyatı alanında aillemizden başlayarak dilimizi yaşatmaya çalışmalıyız.

Kürt Dili ve Tarihi

Kürt Dili ve Edebiyatı

Kürt Edebiyatı ve Tarihi

Ey Kürtler, işte budur bir adamla bir dilin ve bir adamın arzusunun beraberinde getirdikleri! Bu adamın emek ve başarısında büyük bir öğüt ve ders vardır. Bütün sömürge ve dilsiz milletlerin ya da yazılı dili olmayan milletlerin bu olaydan büyük bir ibret almaları gerekir. Biz bütün Kürtlerin bir dili, değerli bir dili var, bu dilde konuşuyoruz ve çoğumuzun da bildiği başka bir dil yok. Öyleyse yapmamız gereken tek şey dilimizle okuyup yazmayı öğrenmektir.

Bugün, anadilde okuma yazmayı öğrenmek artık her millet için şahsi bir vazife değil, milli bir vazife olmuştur. Bu görev anlayışıyla ayağa kalkmayanlar, milli görevlerini yerine getirememiş ve miletleri için faydalı şeyleri yapamamıştır. Bir kişinin kendini bir milleten sayabilmesi için yararlı birşeyler yapması gerekir. İşte Kürt Diline Örnek; Bir Adam ve Bir Dil makalemizde de gördüğünüz gibi başarılı bir özveri ile İbranice dili ayakta kalmıştır. Biz Kürtler de ne zaman diğer milletler gibi kendimize has bir alfabe sahibi olabildik, işte o zaman dilimizde okuma ve yazma oranı yükselebildi.

Tecrübelerin de bize gösterdiği gibi, bir Kürt’ün kendi anadilinde okuyup yazabilmesi için, kişinin yeteneğine bağlı olarak bir ila dört haftalık süre yetmektedir. Bilindiği gibi Kürtlerin çoğu bir tek kendi anadilini biliyor ve bu sebeple hem evde hem de dışarıda sadece Kürtçe konuşuyor. Ancak Kürtlerin arasında ya gurbette doğmuş ya da hala gurbette yaşayan küçük bir azınlık da var.

Bu azınlık için gerekli olan şeyse, eğer dilini bilmiyorsa, öncellikle kendi dilini öğrenmesi, ardından da aile içinde kendi çoluk çocuğuyla Elyezer’in yaptığı gibi sadece Kürtçe konuşmasıdır. Evet, bu Kürtler için gerekli olan şey; dışarıdan eve geldiği zaman, nasıl ki dışarıda giydiği elbiseyi evde üstünden çıkarıyor ve onu evde giydiği elbiseyle değiştiriyorsa dilini aynen öyle değiştirmek; sokak dilini evde kullanmamak ve evin dilini anadilini, mukaddes bir varlık gibi yüklenmektir.

Kürt edebiyatı ve tarihi alanında önemli bir örnekleme olan Kürt Diline Örnek; Bir Adam ve Bir Dil makalemizin sonuna gelirken, Kürtçe dilinin yaşaması tamamen biz Kürtlerin ellerinde olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Her ne kadar baskılar olsa dahi, bizler dilimizi fert olarak koruyabilirsek hiç bir baskı bizleri yok etmeyecektir.