arama

Baba Tahir Üryan’ın Halka Hitap Şekli

Baba Tahir Üryanın hayatı hakkında önemli bilgiler verdiğimiz yazı dizimizde bugün Baba Tahir Üryan’ın Halka Hitap Şekli başlığı ile sizlerleyiz. Bu başlığımızın girişinde Baba Tahir Üryan kimdir? sorusunun cevabını vererek, şairin Kürt Edebiyatında öne çıkmış eserleri hakkında konuşacağız. Aynı şekilde Baba Tahir Üryanın şiirleri hakkında bilgiler vereceğimiz makalemizde, Baba Tahir Üryanın dübeytleri üzerinde de duracağız. Dileyen kişiler daha önce paylaştığımız başlıklı Baba Tahir Üryan Şiirlerinin Dili makalemizden de istifade edebilirler.
Baba Tahir Üryan’ın Eserleri
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Kundir

Baba Tahir Üryanın hayatı hakkında önemli bilgiler verdiğimiz yazı dizimizde bugün Baba Tahir Üryan’ın Halka Hitap Şekli başlığı ile sizlerleyiz. Bu başlığımızın girişinde Baba Tahir Üryan kimdir? sorusunun cevabını vererek, şairin Kürt Edebiyatında öne çıkmış eserleri hakkında konuşacağız. Aynı şekilde Baba Tahir Üryanın şiirleri hakkında bilgiler vereceğimiz makalemizde, Baba Tahir Üryanın dübeytleri üzerinde de duracağız. Dileyen kişiler daha önce paylaştığımız başlıklı Baba Tahir Üryan Şiirlerinin Dili makalemizden de istifade edebilirler.

Baba Tahir Üryan’ın Halka Hitap Şekli

İran’da doğan ve yetişen şâirlerdendir.  Baba Tahir’in 10. – 11 yüzyıl arasında yaşadığı sanılıyor. Hamedan doğumludur. Yaşamına dair bilgilerin çok az olmasına rağmen Baba Tahir’in günümüze kadar ulaşmış olan keramet yüklü kıssaları dilden dile dolaşmaktadır. Tarihi kaynaklara göz gezdirdiğimizde İlahi gücün sevgisiyle yanıp tutuşan Baba Tahir’in ilim öğrenimi almak için küçük yaşlardan beri yanıp tutuşan bir kimlik olduğunu görebiliyoruz.  Ama ne yazık ki imkansızlıklar buna el vermemiş.

Baba Tahir’in ilim sahibi olması konusunda ki kesişme noktasıysa bazı tarih kaynaklarında şöyle aktarılır. Baba Tahir bir gün Hemedan Medresesinde eğitim gören gençlerin yanına yaklaşır ve bu okulda eğitim alabilmek için ne yapılması gerektiğini sorar. Baba Tahir Üryan’ın Halka Hitap Şekli buradaki çocuklar ona bir gece boyunca buz dolu su da beklemesi gerektiğini söyler. Elbette ki bu söyledikleri şey gerçek dışı olan ve sırf Baba Tahir’le dalga geçtikleri için yaptıkları bir konuşmadır. Her şeye rağmen temiz kalbi ve saflığıyla bir gece boyu buz dolu suların içinde kalan Baba Tahir ertesi gün rabbinin ilmiyle kuşanarak gözlerini yepyeni bir aleme açmıştır.  Ve muhteşemlik dolu şairane diliyle de bu ilmini her zaman halka ve tüm tabiasına aktarma özelliğini kullanmıştır. Öyle ki Selçuklu Devletinin kurucusu Tuğrul Bey dahi onun ilim sahibi kalbinden dahi nasihat almaya sık sık gelmektedir.

İran edebiyâtına dair olan Lûristan diliyle söylediği etkili beyitleriyle çok meşhurdur. Şiirleri Dübeyit ölçüsünde yazılmıştır. Kelimâtü’l-Kısâr eseri ele geçmiş olan ve en tanınmış eseridir. Kelimatül Kısar 23 ayrı bölümden oluşur ve Farsça ve Arapça örnekleri mevcuttur. (1927- Tahran’da, 1989 yılı -Türkçe, 1998yılı – Kürtçe çeviri)  Anadolu Aleviliği şiir edebiyatı açısından son derce önemli bir isim olan Baba Tahir Üryan,  Mevlana ve Yunus Emre gibi Anadolu mutasavvıflarına ışık olmuş isimlerdendir.

Baba Tahir Üryan dübeytleri hakkında bilgiler vermeden şarimizin tam bir halk şairi olduğunu belirtmek isteriz. Dizelerinde süslü sözlere, ağır lugatlara, anlaşılması zor ağır bir lisana yer vermediği gibi İran halk lisanlarından olan Lorcayı basit ve akıcı bir dilde kullanmıştır. Bu yüzden her kes onun dizelerini çok sever ve çok okur. Bu yüzden halkın tabanına kadar inmiş hatta kalplere değmiş olan bir halk ozanı ve mutasavvıfıdır.

Baba Tahir Uryân Dübeyitleri

Baba Tahir Uryân Dübeyitlerinde Dünyânın Geçiciliğiyle İlgili Halka Hitap Şekli

Dünyâ sofradır, insanlarsa misâfirdir
Bugün lâle görülür, yarın da hâzân olur.
Karanlık bir çukurun adın kabir koyarlar
Bana derler ki budur senin evin
Dünyâ malının hepsi yanmalıdır
Dünyâ malından yüz çevirmelidir
Bugün yüreğinde olan derd ile gamı
Mahşer günü için toplamalısın.

Bu satırlarda daha 10. yüzyıldan dahi Baba Tahir’in ahıret ve gay alem konusunda ne kadar ileri görüşlü olduğunu anlamak mümkün. Elbette ki o dönemlerde bunu sıradan bir insanın görerek mısralara yansıtması bu denli ve bu aşkla mümkün değil. Fakat ilim ve keramet sahibi Baba Tahir, gayb alemine yaptığı kudretli gezintilerde gördüğü gizemli alemleri bu sözlerle paylaşıyor insanlarla. Öte yandan halkı mahşere dair hazırlık yapmaları konusunda uyarıyor.  Avam –ı nasa geçici alemden yüz çevirmeleri konusunda örnek oluyor.

Baba Tahir Uryân Şiirleri

Ne mutlu onlara ki cân ile vücûdu fark etmezler.
Candan cânânı, cânândan cânı ayrı bilmezler
Onun derdine alışırlar, aylarca yıllarca
Fakat kendi dertlerine bir çâre bulmazlar.

Âşık olan herkes cânından korkmaz
Âşık kütük ve zindandan korkmaz
Âşıkın gönlü aç bir kurtun heyheyinden korkmadığı gibi hiçbir şeyden korkmaz.

Yâ Rabbî! Gönlümün feryâdına yetiş
Kimsesizler kimsesi sensin, ben kimsesiz kaldım
Herkes diyor ki Tâhir’in kimsesi yoktur.
Allah benim yardımcımdır, başkasına ne hâcet.

Ben ne alış-veriş fikrindeyim ne de kâr
Yüreğimde ne iyilik ne de varlık düşüncesi var.
Çeşme başı, su kenarı istemem
Çünkü her gözüm binlerce akan nehir gibidir.

‘Yine Çare Bulmazlar şiirinde’ gerçek Hak aşıklarının iç aleminden dem vuran Baba Tahir, tam olarak aşıkların halinden sır veriyor adeta. Baba Tahir Uryân Şiirleri gerçek Hak aşıklarının Allah’tan başka kimseden korkmadığını,  Rabbinin ona her zaman her yerde yeteceğini anlatıyor. Son mısrada ise tıpkı Yunus Emre dizelerinde;  Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri, İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni dediği gibi burada da  Baba Tahir; Çeşme başı, su kenarı istemem, Çünkü her gözüm binlerce akan nehir gibidir’ diyor.

Baba Tahir Üryan’ın Eserleri

Baba Tahir Üryan’ın Şiirleri

Baba Tahir Uryân Rüğbailer

Bahtım karadır, talihim allak bullak
Yas oldu nasibim, kaldım çırçıplak.
Bir dağ yoludur aşk, yürürüm ağlayarak;
Tanrım, kana boğ kalbimi, öldür ve bırak!

Neyler gibi inler yüreğim, yas doludur;
Sensiz kalıverdim: Bu, cehennem yoludur.
Mahşer günü? Bir Tanrı bilir. Son güne dek
Yazgın çiledir, gönül. Dövün, kıvran, dur.

Bak, geldi bahar: süsledi has bahçeyi gül:
Dallarda sevinç türküsü söyler bülbül.
Gel gör ki çimenlerde gezip hiç bulamam
Kalbim gibi ölgün, kanayan başka gönül.

Göklerdeki yıldızları saydım bir bir;
Gel, sevgili, gel: sabahladım.- belki gelir.
Gelmezse, görünmezse içim parçalanır,
Ağlar yüreğim, suskunum: elden ne gelir!

Gam bahçesidir benim gönül bahçem, bak:
Girdin mi nasibin kara güller olacak!
Gel, sevgili, kalbimdeki bozkırları gez.-
Bak, otlar dört bir yana hicran salacak.

Hıçkırmalı, yaş dökmeliyim ben bu gece;
Sabrım yok, geçtim kendimden bu gece.
Bir zevk yaşadım dün gece, kalmaz yanıma,
Bin yaş akar artık yüreğimden bu gece.

Sensiz, gönlüm huzura hiç ermeyecek,
Dertler bana özgürce yaşam vermeyecek,
Girdin de perişan ettin can evimi:
Aşkım bana rahat yüzü göstermeyecek.

Bir ince kadehtir yüreğim, billurdan –
Bin parça olur ah edip iç çektiğim ân.
Bak, gözlerimin yaşları kan yağmurudur
Ben bir ağacım, kökleri kan, dalları kan.

Bu mısralarında da Baba Tahir açık ve sarih bir lisanla Hak’ka olan özlemine halkı şahit kılıyor adeta. İlk mısralarda hakka kavuşma arzusunu, dünya üzerinde ondan ayrı geçen her günü kara talih ve yas ilan ediyor. Baba Tahir Uryân Rüğbailer ayrıca ayrılığı; aşka giden dağ yolu, çile yazgısı, cehennem yolu olarak anlatıyor. Bahar geldiğinde çevreyi çiçekler bürüdüğünde dahi kendi gibi kalbi ölgün ve gönlü kanayan biri bulunamayacağını aktarıyor. Rabbine kavuşana kadar gönlünün asla huzura ermeyeceğini de yineliyor alt satırlarda.

Baba Tahir Üryan şiirleri hakkında önemli bilgiler verip, Kürt Edebiyatının en güzel şiirleri ile donattığımız Baba Tahir Üryan’ın Halka Hitap Şekli başlıklı yazımızın sonuna gelirken daha önce paylaştığımız Siyahpoş Biyografisi ve Şiirleri başlıklı makalemizi de inceleyebilirsiniz.